Üyelik İşlemleri

Kullanıcı :
Şifre :

Beni Hatırla

 » Sitemize Üye Ol
 » Şifremi unuttum

Son Eklenen 10 Yazı
» Şahitlik mi? Nifak mı?
» En Çok Okunan Ama En Az Amel Edilen Kitap
» İslami Kimliği Ayırt Eden Kavram: ŞEHÂDET (2)
» Tevhid Kalesine Sığınmak
» Mutlulukta Model Kişilik
» Nöbet Yerlerimizi Ne Çabuk Terk Ettik
» Şehadetinin Beşinci Yıldönümünde Prof. Abdülaziz Rantisi
» Kur’an İle Hükmetmek
» Rabbimizin verdiği kimliğe sadık kalalım
» Takvim Kutsayıcılığı: Değer Tüketiciliği
Yurt Fm

Yurt Fm'i dinlemek için tıkla
Vuslat Çocuk

Oyunlar oynayın
Risale Fm

Risale Fm'i dinlemek için tıkla
İrşad Fm

İrşad Fm'i dinlemek için tıkla
Hikmet Fm

Hikmet Fm'i dinlemek için tıkla
Rahmet Fm

Rahmet Fm'i dinlemek için tıkla
  Doktor “strestendir” dedi   
Rukiye ÇETİN


 

 

Psikosomatik rahatsızlıklar, kaygı, stres, duygusal çatışma gibi ruhsal etkenlerden kaynaklanan fiziksel rahatsızlıklardır. Genel kişilik yapısıyla da ilişkili olan bu tür rahatsızlıklarda genellikle mide-bağırsak, solunum-boşaltım sistemleri gibi vücudun belli bir sistemi etkilenir. Kişiliğin yapısı ve yaşam koşullarıyla semptomların niteliği arasında da belli bir ilişki söz konusudur. Örneğin aşırı kaygılı kişilerde solunumla ilgili rahatsızlıklar, aşırı stres altında çalışanlarda yüksek tansiyon ve mide rahatsızlıkları gözlenir.

Psikolojik durumun vücudu etkilemesi ise otonom sinir sisteminin tepkilerinden kaynaklanır. Otonom sinir sistemi, sempatik ve parasempatik sistem olmak üzere iki bölümden oluşur. Basitçe ifade edecek olursak, sempatik sistem, fizyolojik bakımdan genel uyarılmışlığı sağlar; bu sisteme âciliyet (emergency) sistemi de denir. Nitekim sistemin tüm faaliyeti bizi âcil durumları karşılayabilmek için gerekli olan davranışlara hazırlayıcı niteliktedir. Sempatik sistem, korkutucu bir durumdan koşarak kaçmada veya bir saldırganı dövüşerek uzaklaştırmada sarf edilecek gayret için gerekli olan enerjiyi harekete geçirir. Parasempatik sistem ise, sempatik sisteme karşı çalışır ve vücudu normale döndürür. Daha keskin görüş için gözbebeklerinin büyümesi, kazalarda kanama riskine karşı kanın vücut yüzeyinden çekilmesi (bembeyaz olma) adrenalin veya epinefrin salgılanması gibi bu fizyolojik belirtilerin uyum sağlayıcı işlevleri vardır. Ancak yoğun biçimde yaşanan nâhoş duygular çok uzun süre devam ettikleri yada kronik hale geldikleri zaman psikosomatik rahatsızlıklara sebep olabilmektedirler.

 Sempatik sistemin devamlı faaliyeti vücutta büyük yıpranmaya yol açar. Örneğin hayvanlarla yapılan deneyler, uzun süre gerilim altında tutulan ratlarda (deney farelerinde) mide ülseri ortaya çıktığını göstermiştir. Bazı vaka incelemeleri insanlarda da ülserin ortaya çıkmasının uzun süreli stres yaşantılarıyla ilişkili olabileceğine işaret etmektedir. Diğer yandan kalp atış hızının ve kan basıncının sürekli yüksek kalmasına yol açtığı için uzun süren duygusal gerilim hallerinin kalp ve damar hastalıkları için uygun ortam yaratabileceği düşünülmektedir.

Psikosomatik hastalıkları, histeriden ayırt etmek gerekir. Histeride bedensel bozukluk yoktur. Psikosomatik rahatsızlıklarda ise bedensel bozukluk vardır ve tedaviyle hastalık önlenebilir. Örneğin hipertansiyon adı verilen yüksek kan basıncı, psikosomatik hastalıkların en yaygınlarından biridir. Doktor, hipertansiyon şikayetiyle gelen hastanın önce böbrek fonksiyonlarına bakar; böbrek fonksiyonlarında hiçbir bozukluk göremezse, hastaya sorular sorarak, yaşamında  stres olup olmadığını bulmaya çalışır. Psikolojik stresin yüksek olduğunu görürse onu bir psikoterapiste gönderebilir. Doktorun kişisel eğilimine göre kişinin hastalığının tedavisi değişebilir. Kimi doktorlar psikosomatik hastalıkların psikoterapi yoluyla daha iyi tedavi edileceğine inanırlar. Bazıları ise hastalığın sebebi stres de olsa ilaç yoluyla tedavinin en doğru yol olduğunu düşünürler. Doktorların tavsiyesine göre bir tedavi yolu seçilir. Şunu da unutmamak gerekir ki doktorların hepsi de psikolojik yayınlar ve çalışmalardan aynı derecede haberdar değildir. Hastayı tedavi etme durumunda olan doktor, kendisinin stres konusundaki psikolojik bilgi düzeyine göre stres ve hastalık arasında ilişki kurabilir.

Hipertansiyon ciddiye alınması gereken bir hastalıktır. Tedavisi yapılmadığı taktirde ölümle sonuçlanır. Beyin kanaması ve koroner kalp krizinin en başta gelen risk faktörlerinden biridir.

Hipertansiyondan başka stresle ilgili hastalıkların başında ülser çeşitleri gelir. Psikolojik stresle ilgili şu hastalıkları da sayabiliriz: Astım, bel ağrısı, kabızlık, cildin kızarması ve şişmesi, ağrılı menstruasyon (âdet kanaması), kalp çarpıntısı, ülserli kolit, uykusuzluk, cinsel isteğin azalması veya kaybı, şiddetli baş ağrısı, kasların sürekli gerginliğinden doğan ağrı, yüksek kan basıncı (hipertansiyon), gastrit.

Son yıllarda ortaya çıkan hâkim anlayışa göre, bedensel-fiziksel tedavi esas, psikojenik tedavi ikincil olmalıdır. Bedensel tedavinin bir şekilde hafife alınarak geciktirilmesi ve ruhsal tedavinin öne alınması sıklıkla istenmeyen durumlara yol açmaktadır. Ayrıca bu hastalıklarda genetik bir eksiklik yada yatkınlık söz konusu olabilir; ruhsal etkiler belki tetikleyicidir. Görülüyor ki ruh ve beden sağlığı birbirinden ayrı düşünülemeyen bir bütündür. Birindeki rahatsızlık diğerini de etkilediğinden, sağlık bütüncül (holistik) bir yaklaşımla korunmalıdır.

 

Davranış Bilimlerine Giriş. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Yayınları. I, 207

İnsan ve Davranışı. Doğan Cüceloğlu. Remzi Kitabevi. s. 461

Psikiyatri El Kitabı. Kaan Arslanoğlu. Adam Yayınları. s. 101

Psikoloji Sözlüğü. Selçuk Budak. Bilim ve Sanat Yayınları. s. 624

Psikolojiye Giriş. Clifford  T. Morgan. Hacettepe Üniversitesi Yayınları. s. 220-221

 

Yazıya Ait Yorumlar
yorum yapmanız için üye olmanız gerekmektedir..
Kasım 2003
Sayı : 29
Yazarın 5 Yazısı
PSİKOLOJİNİN ALT ALANLARI
Doktor “strestendir” dedi
Karakteri Güçlendirmek
Önyargı İman Etmeyi Engeller
Ucub (kendini beğenme)
Yazarın Diğer Yazıları
 
96, Haziran2009
Vuslat
Şahitlik mi? Nifak mı?
1 Ayet 1 Hadis
69.20. ”Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum.”
[ Hâkka Sûresi:20]
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kadınlara karşı hayırhah olun. Çünkü onlar sizin yanınızda esirler gibidirler. Onlara iyi davranmaktan başka bir hakkınız yok, yeter ki onlar açık bir çirkinlik işlemesinler. Eğer işlerse yatakta yalnız bırakın ve şiddetli olmayacak şekilde dövün. Size itaat ederlerse haklarında aşırı gitmeye bahane aramayın. Bilesiniz, kadınlarınız üzerinde hakkınız var, kadınlarınızında sizin üzerinizde hakkı var. Onlar üzerindeki hakkınız, yatağınızı istemediklerinize çiğnetmemeleridir, istemediklerinizi evlerinize almamalıdır. Bilesiniz onların sizin üzerinizdeki hakları, onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranmanızdır."
Tirmizi, Tefsir, Tevbe, (3087)
Günün Sözü
Ümitvar olunuz ! Şu istikbal inkilabatı içinde en yüksek gür sâda islamın sâdası olacaktır.
BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ (R.A)
İçerik
Toplam Yazar Sayısı : 330
Toplam Yazıların Sayısı : 2338
Toplam Yorum Sayısı : 133
Toplam Üye Sayısı : 1910
Özel Fm

Ozel Fm'i dinlemek için tıkla
Duyurular
 » 
SVAT SPROGRAMI SİNEVİZYONUNU İNDİRİN.
 »  09,11,2007
Vuslat Dergisi
Vuslat Dergisi'yle alakalı öneri, tavsiye ve görüşlerinizi bekliyoruz... vuslat(x)vuslatdergisi.c..
Linkler
 » Abdullah DÂİ'nin sitesi

 » M.Ahmed Varol''un Sitesi

 » Ahmed KALKAN'ın sitesi

 » Hamza ER'in Sitesi

 » Ferid AYDIN'ın sitesi

 » Kudus Vakfı Hollanda

 » I.H.H.

 » Davet Haber

 » Vakit Gazetesi

Anasayfa Dergi Arşivi Yazılar Yazarlar Yayınlar Bize Ulaşın
Copyright © 2005 -2009 | Kodlama: Mehmet Çelik | Düzenleme: ebahost.net | Her hakkı saklıdır.