Üyelik İşlemleri

Kullanıcı :
Şifre :

Beni Hatırla

 » Sitemize Üye Ol
 » Şifremi unuttum

Son Eklenen 10 Yazı
» Şahitlik mi? Nifak mı?
» En Çok Okunan Ama En Az Amel Edilen Kitap
» İslami Kimliği Ayırt Eden Kavram: ŞEHÂDET (2)
» Tevhid Kalesine Sığınmak
» Mutlulukta Model Kişilik
» Nöbet Yerlerimizi Ne Çabuk Terk Ettik
» Şehadetinin Beşinci Yıldönümünde Prof. Abdülaziz Rantisi
» Kur’an İle Hükmetmek
» Rabbimizin verdiği kimliğe sadık kalalım
» Takvim Kutsayıcılığı: Değer Tüketiciliği
Yurt Fm

Yurt Fm'i dinlemek için tıkla
Vuslat Çocuk

Oyunlar oynayın
Risale Fm

Risale Fm'i dinlemek için tıkla
İrşad Fm

İrşad Fm'i dinlemek için tıkla
Hikmet Fm

Hikmet Fm'i dinlemek için tıkla
Rahmet Fm

Rahmet Fm'i dinlemek için tıkla
  elmalılı muhammed hamdi yazır   
Metin Hasırcı

Elmalılı M.Hamdi Yazır, Hicrî 1294, Miladî 1877 yılında Antalya'nın Elmalılı kazasında doğdu. Babası Numan Efendi, aslen Burdur'un Gölhisar kazası Yazır köyü halkındandır. Numan Efendi,  küçük yaşta Yazır köyünden çıkıp Elmalı'ya gelmiş, orada okumuş ve "Şer'iye Mahkemesi" başkâtibi olmuştur. Hamdi Efendi'nin annesi, Elmalı âlimlerinden Mehmet Efendi' nin kızı Fatma Hanım'dır.
 İlkokulu ve bugünkü orta okula denk sayılan Rüşdiye'yi Elmalı'da bitiren Hamdi Efendi, 1892 yılında, dayısı Hoca Mustafa Sarılar ile birlikte İstanbul'a gelmiş ve devrinin âlimlerinden Kayseri’li Mahmud Hamdi Efendi'den ders almıştır (kendisinin ve hocasının adı Hamdi olduğundan, talebe olanına küçük lakabı verilmiştir). İstanbul'daki diğer tanınmış hocaların da derslerine devam ettikten sonra, 1906 yılında "Bayezit dersiâmı" olarak icâzet almıştır. Aynı yıl yapılan seçimlerde Antalya Mebusu olmuş ve II. Meşrutiyet'in bu ilk meclisin’ de, özellikle 1876 "Kanun-i Esâsi"sinin değiştirilmesinde önemli rol oynamıştır. Hamdi Efendi bu meşguliyetlerine ilave olarak, padişahın da şereflendirdiği huzur derslerine iki sene muhatab sıfatıyla iştirak etti.
 1909 yılında Mülkiye Mektebi'nde Ahkâm-ı Evkaf ve Arâzî dersleri okutmuş ve yine aynı yıllarda Mekteb-i Kuzât’ta "Fıkıh" dersleri vermiştir. Daha sonra Darü'l-Hikmeti'l-İslâmiye (Şeyhü'lislâmlığa bağlı Yüksek Müşavere Heyeti) üyeliğine ve bir müddet sonra da başkanlığına tayin edilmiştir. I. Dünya Savaşından sonra Evkaf Nazırlığı'nda bulunmuş, yâni Vakıflar Bakanı olmuş, bu sırada Âyan Meclisi (senato) üyesi olmuştur.
  Meşhur 31 Mart 1909 Vaka-i fâciasında  Abdülhamid Hân'ın tahttan indirilmesi için lâzım gelen fetvayı yazdığı bilinmektedir. İsmail Kara Bey’in "Türkiye’de İslâmcılık Düşüncesi” adlı kitabının I. cildinde bu fetvayı yazması hakkında 'vazifesi olmadığı halde' ifadesi yer almaktadır. Bendeniz bu hususu araştırmacı sıfatıyla değil de, hissen yerinde bulmadığımdan dolayı, iki sene huzurunda,  derslerine muhatab sıfatıyla katılmış bulunan Hoca Efendinin bu fetvayı yazmada isti’cal göstermesini, merhum Mahir İz Hoca'nın "Yılların İzi" adlı hatıratında, Abdulhamid’in hal’i mevzuunda  verdiği malumat esnasında 31Mart'ın tertipçileri İttihat Terakki'nin önde gelenleri eğer fetva alınamazsa, katletme niyetinde olduklarını etrafa duyurmuşlar, böylece âlimlerden nicelerini üzüntüye ve kasd-ı cana engel olmak için hareketettikleri intibaını almıştım. Bu anlayış içinde olması kuvvetle muhtemel Elmalılı Hamdi Efendi, Şeyhülislâmın ve Fetva Emininin fetvayı vermekteki temayüllerini gördüğünden üstelik rahatsızlığı sebebiyle meclise gelmeme şeklini tercih etmeye kalkan fetva emininin “idrarımı tutamıyorum’’ bahanesine, “ördeğini al da gel” diyen Talat Paşa’ dan başkası değildi. Bu bakımdan  gözleri dönmüş olan İttihatçı liderlerin ne yapacağı belli olmaz davranışlarını göz önüne alan âkil ulema arasında Elmalılı Hamdi Efendi’nin de bulunduğunu düşünüyorum. Otuz iki yaşın verdiği ataklık ve ilminin kendisine bahşettiği pratikliğe müracaatla, tahtı değil, devletin geleceğini değil, ama neticede bir benî beşer olan Abdülhamid Hân'ın hayatının izâle edilmesini önlemeye mâtuf olarak gayret gösterdiğini ummak istiyorum. Ayrıca fetvada, bilindiği gibi iki şık kaleme alınmış, bunun ilkinde halife’nin kendini azletmesi istenmiş, ikinci şıkta da, halife’nin hal'i beyan edilmişti. Cumhuriyet dönemi başbakanlarından Ali Fethi Okyar Bey, "Üç Devirde Bir Adam" adlı hatıratında bahse konu fetvanın yukarıda arz ettiğimiz gibi iki şıktan tanzim olduğunu beyan ediyorlar ve Âyan reisi Sait Paşay’ı, kendisini dokuz defa sadarete getiren halife-sultanın fetvasını rey'e sunarken, ikinci şıkkı sunmuştur. Yapması gereken önce I. şıkkı, o red olunduğunda da hal'i şıkkını reye arzetmesi gerekirdi. “Bunu ben meclis riyasetinde bulunmuş tecrübe sahibi bir kişi olarak ifade ediyorum” demek suretiyle Erzurum’lu Mehmed Küçük Said Paşa'yı suçlamıştır. Yoksa yanlışlıkların fetvanın yazımında, kâtibinde değil, olsa olsa İttihat Terakki'nin yönetimini elde tutan, siyonist-mason hainler topluluğunun teşkil ettiği kimselerde olduğudur.
   Osmanlı devletinin son döneminde Damat Ferid Paşa kabinesinde nâzırlık görevinde bulunması hasebiyle, milli mücadele aleyhinde görüntüde politika gütmüş bulunan Damat Ferit Paşa kabinesinin üyesi olarak verilen kararların ortak sorumluluğunu taşıdığından gıyaben idâma mahkûm edildi. Daha sonra Ankara İstiklâl mahkemesi önünde berat etti.
 Cumhuriyetin ilânı sırasında Mütehassısîn medresesinde mantık müderrisi idi. Medreseler kaldırılınca evinde inzivaya çekilmiş, ilmî tetkik ve araştırmalarına devam etmiştir. Yirmi yıl kadar devam eden bu uzlet  devresi, "Hak Dini Kur'an Dili" adındaki Türkçe tefsiri hazırlamasına imkân vermiştir. Tefsire başlamadan önce Mısırlı Prens Abbas Halim Paşa'nın teşviki ile "Büyük İslâm Hukuku Kamusu" ile meşgul bulunuyordu. Bu eserle birkaç yıl meşgul olduktan sonra yarım bırakmış ve tefsiri yazmaya başlamıştır.
 Âyan üyeliğinin son yıllarında Fransızca'dan tercümeye başladığı bir felsefe tarihi kitabını tamamlayarak ilave ettiği önemli bir dibace (önsöz) ve diğer haşiyelerle birlikte "Metalib ve Mezahib" adıyla bastırmıştır.
 Hamdi Efendi, ayrıca devrinin güzel sanatlarından olan hat ve mûsikî ile de ilgilenmiştir. Hat sanatında Sâmi ve Bakkal Ârif Efendi’lerden ders almıştır. Özellikle "nesih" ve "sülüs" yazılarda iyi bir hattat idi. Aynı zamanda hâfız olduğu için alaturka mûsikînin çeşitli makamlarıyla ciddi bir şekilde meşgul olmuştur.
 Merhum Mahmut Bayram Hoca’ dan: Muhterem bir dostumuzun evinde yapılan sünnet düğünü yemeğinde aramızda bulunan ilk İmam Hatip Lisesi hocalarından ve Aksaray'da Kızılminare câmiinde yıllarca imamette bulunan merhum Mahmud Bayram Hoca; fakire döndü ve “hürriyet nedir bilir misin?” dediler. Ben bir sürü şey sıraladım. Gülümseyerek dinlediler ve şöyle dediler: “Hürriyet, hukukuna mâlikiyettir” Hakikaten müthiş  bir terkipti. “Hocam müthiş bir tesbit” dedim. İlâve ettiler: “Tesbit bana ait değil. Elmalılı Hamdi Efendi’ye ait. Hak Dini Kur'ân Dili adlı eserinde var.” Rahmetli Bayram Hoca o gün Elmalılı hakkında biraz bilgi vermişti de, Hoca Efendiye hayran kalmıştık.
  Bilindiği gibi T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı, bilhassa Ahmed Hamdi Akseki merhumun (başkan olmadan evvelki) gayretleri ile Kur'an tercümesinin Âkif Bey'e, Kur'an tefsiri-nin de Elmalılı Hamdi Efendi’ye verilmesini sağlamışlardı. Âkif Bey, tercümenin kabil olamayacağını, Kur'an'ı aslındaki şümûl ile Türkçeye çevirmenin imkânsız olduğunu, Bunu kimsenin yapamayacağını ileri sürdü. Elmalılı Hamdi Efendi yaptığı mütalaada meâl kelimesini ileri sürdüğünde Mehmed Âkif  Bey yumuşamış, sonra da teşebbüse geçmişti. Mısır'a giden Âkif Bey orada tercüme işi ile uğraştıysa da tamamlayamadı. Diyanet İşleri mukaveleyi fesh etti. Bunun üzerine Elmalılı Hamdi Bey'in elindeki tefsire ilave olarak tercüme (meal) de Hamdi Efendi’ye verilmiş oldu. Derler ki, Hamdi Efendi, Âkif Bey'den, Diyanet’in kendisine sipariş hasebiyle verdiği bin lirayı kendisine vermesini istemiş.
 Sevgili Sadık Albayrak sık sık söylerdi, Elmalılı Hamdi Efendi câmiye gitmenin dışında öldüğü târih olan 27 Mayıs 1942'ye kadar evinden çıkmamıştır. Elmalılı Hamdi Efendi’nin biyografisi üzerindeki yazımızı şu beyitiyle ikmâl edelim:”İki kıble ile tevhid yolunda gidilemez. Ya Dost'un rızası olur, ya nefsin hevası”
 Eserleri: Basılmış olanlar: Hak Dini Kur'an Dili, Metalib ve Mezahib, İrşadü'l-Ahlâf fî Ahkâmi'l-Evkaf.
 Basılmamış Olanlar: Usûl-i Fıkıh'a ait bir eseri, Sûrî mantığa ait bir eseri, yarım vaziyette bir hukuk kamusu, eksik kalan divanı.
 Elmalılı M. Hamdi Yazır'ın bunlardan başka; Sırat-ı Mûstakîm, Sebîlü'r-Reşad ve Beyanü'l-Hak mecmualarında devamlı yazıları çıkmış, aynı zamanda devrinin günlük gazetelerinde de ilmî makaleler yazmıştır.
 Pazar günleri Târih ve İnsan ÖzelFM 103.2 15.30-17.00; Cuma günleri 95.4 GençFM Gebze 13.30-15.30 arasında radyo programları devam ediyor.

Yazıya Ait Yorumlar
yorum yapmanız için üye olmanız gerekmektedir..
Haziran 2004
Sayı : 36
Yazarın 5 Yazısı
ayasofya ve serencâmı
elmalılı muhammed hamdi yazır
demokrasi tarihi
Hilâfetin ilgası nasıl oldu
İLK MECLİS-İ MEBUSAN ÜZERİNE
Yazarın Diğer Yazıları
 
96, Haziran2009
Vuslat
Şahitlik mi? Nifak mı?
1 Ayet 1 Hadis
69.20. ”Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum.”
[ Hâkka Sûresi:20]
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kadınlara karşı hayırhah olun. Çünkü onlar sizin yanınızda esirler gibidirler. Onlara iyi davranmaktan başka bir hakkınız yok, yeter ki onlar açık bir çirkinlik işlemesinler. Eğer işlerse yatakta yalnız bırakın ve şiddetli olmayacak şekilde dövün. Size itaat ederlerse haklarında aşırı gitmeye bahane aramayın. Bilesiniz, kadınlarınız üzerinde hakkınız var, kadınlarınızında sizin üzerinizde hakkı var. Onlar üzerindeki hakkınız, yatağınızı istemediklerinize çiğnetmemeleridir, istemediklerinizi evlerinize almamalıdır. Bilesiniz onların sizin üzerinizdeki hakları, onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranmanızdır."
Tirmizi, Tefsir, Tevbe, (3087)
Günün Sözü
İman hem nurdur hem kuvvettir, hakiki imanı elde den adam kânata meydan okuyabilir.
BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ (R.A)
İçerik
Toplam Yazar Sayısı : 330
Toplam Yazıların Sayısı : 2338
Toplam Yorum Sayısı : 133
Toplam Üye Sayısı : 1910
Özel Fm

Ozel Fm'i dinlemek için tıkla
Duyurular
 » 
SVAT SPROGRAMI SİNEVİZYONUNU İNDİRİN.
 »  09,11,2007
Vuslat Dergisi
Vuslat Dergisi'yle alakalı öneri, tavsiye ve görüşlerinizi bekliyoruz... vuslat(x)vuslatdergisi.c..
Linkler
 » Abdullah DÂİ'nin sitesi

 » M.Ahmed Varol''un Sitesi

 » Ahmed KALKAN'ın sitesi

 » Hamza ER'in Sitesi

 » Ferid AYDIN'ın sitesi

 » Kudus Vakfı Hollanda

 » I.H.H.

 » Davet Haber

 » Vakit Gazetesi

Anasayfa Dergi Arşivi Yazılar Yazarlar Yayınlar Bize Ulaşın
Copyright © 2005 -2009 | Kodlama: Mehmet Çelik | Düzenleme: ebahost.net | Her hakkı saklıdır.